“Türkiye bilginin gücünün farkında”

HIMSS Anaitik Türkiye Direktörü Dr. İlker Köse, Türkiye’nin sağlık alanındaki hızlı dönüşümündeki başarılarını nasıl sağladığını ve gelecekte bizleri sağlık alanındaki teknolojilerin gelişimi ile ilgili nelerin beklediğini anlattı. “Sağlık Bakanlığı, hastanelerin ve diğer tesislerin mevcut düzeyini ölçmek için EMRAM ve O-EMRAM ve diğer olgunluk modellerini bir araç olarak kullanmaktadır ve daha sonra Sağlık Bakanı mevcut kapasiteyi geliştirmek için bazı hedefler belirlemektedir. Bu yüzden EMRAM’ı sağlık yönetiminin bir aracı olarak kullanıyoruz.” sözleriyle Sağlık Bakanlığı’nın politikalarına da değinen Dr. Köse, aynı zamanda Türkiye’deki sağlık alanındaki eksikliklerin tam anlamıyla giderilmesinin yolunun bilginin gücünün farkında olunmasından geçtiğine de değindi.

HIMSS Anaitik Türkiye Direktörü Dr. İlker Köse, HIMSS International Başkan Yardımcısı Bruce Steinberg’in sorularını yanıtladı.

Steinberg: Merhaba, adım Bruce Steinberg, HIMSS International’un Başkan Yardımcısıyım. Medipol ve burada yaptığınız çalışma hakkında konuşalım. Türkiye sahip olduğu 160 seviye altı hastane ile muazzam bir ilerleme kaydetti. Sanırım üç tane de seviye yedi hastane. Bu ilerleme nasıl mümkün oldu?

Köse: Bence burada HIMSS ve İstabul Medipol Üniversitesi ile yaptıklarımız dünyada bir çeşit eşsiz. Himss Analytics, genellikle bireyler olmak üzere diğer ülkelerdeki birçok paydaşla işbirliği yapmaktadır, ancak biz burada üniversite olarak onunla çalışıyoruz. Bu yüzden bir çeşit akademik perspektife katkıda bulunmaya çalıştığımızı düşünüyoruz ve Himss Emram çalışmalarının sağlık kalitesi ve hasta güvenliği açısından hastanelere ne verdikleri konusunda faydalarına odaklanıyoruz, bu yüzden öncelikle doktorları ve hemşireleri beklenen sonuçlar konusunda ikna edebiliriz.

Steinberg: Diğer ülkelerde gördüğümüz inanılmaz bir dönüşüm örneğin Danimarka gibi. Nasıl mümkün olur? Sağlık Bakanlığı’nın bir yardım politikası kararı var mıydı? Bu hızlı dönüşümü ne tetikledi?

Köse: Bence bu, Türkiye örneğinin farklı bir özelliği. Burada Emram veya O-Emram modelleri açısından hastaneleri altı veya yedi seviyesi yapmaktan bahsetmiyoruz. Ancak sağlık hizmet kalitesini artırmak için tüm ülkenin yönetiminden bahsediyoruz. Sağlık Bakanlığı, hastanelerin ve diğer tesislerin mevcut düzeyini ölçmek için Emram ve O-Emram ve diğer olgunluk modellerini bir araç olarak kullanmaktadır ve daha sonra Sağlık Bakanı mevcut kapasiteyi geliştirmek için bazı hedefler belirlemektedir. Bu yüzden Emram’ı sağlık yönetiminin bir aracı olarak kullanıyoruz.

Steinberg: Teşekkür ederim, bu inanılmaz ve Türkiye’nin her yerinde ilerlemeyi gördüğümüzü düşünüyorum. Size inovasyon açısından soru sorabilir miyim, bu inovasyonu olgunluk modelleri ve hastaneler ile nasıl yürüttünüz?

Köse: Yine bir hastaneyi altı ya da yedinci seviye yapmaya çalışırken ne kazandığımızla ilgili olarak bu soruyu anlayabiliyorum. Birincisi, genellikle hastaneler ekip çalışmasına aşina değildir ve daha iyi bir şey yapmak için örneğin altıncı seviye olmak için birlikte çalışmak gerekir. BT departmanınız var, kalite yönetim departmanınız var vb. Önce birlikte çalışmak zorundalar. Bu yüzden önce boşluklarını belirlerler ve daha sonra gerçek bir problemi ve nasıl çözüleceğini anlamak için analitik bir yöntem buluyorlar ve daha sonra bir süre sonunda problemlerini çözüyorlar, bu da bir çeşit İnovasyon anlamına geliyor. Genel olarak, Himss Emram çalışmaları ile bir hastanede süreç yeniliği veya bazen hizmet yeniliği yapılabilir. Bu yüzden Emram çalışmaları ile hastanelerimizde birçok yeniliğe ulaştığımızı rahatlıkla söyleyebilirim.

Steinberg: Her iki klinik sonuçta da daha iyi sonuçlar görüyoruz, bu yüzden daha az insan ölüyor ve daha iyi bakım alıyor. Muhtemelen operasyonel sonuçlardada, daha düşük maliyetle ziyaret başına daha az gün hastanede kalan insanlar görüyoruz. Gelecek hakkında biraz konuşalım, böylece çok şey yaptınız. Yapacak başka bir şey var mı yoksa bitirdiniz mi?

Köse: Tabii ki hayır. Özellikle hekimlerden ve hemşirelerden başlayarak öncelikle bakış açımızı değiştirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Teknoloji hakkında konuştuğumuzda, genellikle bir tür roket bilimi ya da bunun gibi bir şey olduğu anlaşılmaktadır. Sağlık kalitesini artırmak için teknolojiyi kullanıyoruz. Teknoloji hakkında konuşmuyoruz. Sağlık kalitesi ve hasta güvenliği ve sağlık hizmeti verme şeklimizden bahsediyoruz. Dijital hastanenin teknolojik bir yönü olmasının nedeni budur. Sağlık hizmetlerinin yeni bir yoludur. Bu yüzden gelecekte tüm bu paydaşları dijital hastanenin yeni tanımı hakkında tek tek ikna etmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Steinberg: Bu harika bir cevap. Görüşmelerimde kullanacağım. Peki, Türkiye’deki bir sorunu düzeltmek için sihirli bir değneğiniz olsaydı, onu ne için kullanırdınız?

Köse: Sanırım belki de bilginin önemini ve gücünü anlamamız gerekiyor. Gerçekten bir hemşire olarak hekim olarak bir yönetici olarak, bazı kararlar vermenin ne kadar güçlü olduğunu anlarsak, bilgi sistemlerimizde iyi tanımlanmış ve nitelikli veriler üretmek için daha istekli olacağız, klinik alan ve yönetim açısından da daha iyi olacağız.

X
X