SAĞLIK BAKANLIĞI, HIMSS İLE ANLAŞMA YENİLEDİ

T.C. Sağlık Bakanlığı “dijital” ve “kağıtsız” hastane kavramını oluşturmak ve yaygınlaştırmak amacıyla hastanelerde IT kullanımı hakkında uluslararası ölçekte akreditasyon sağlayan HIMSS (Healthcare Information and Management Systems Society) Avrupa organizasyonu ile beş yıllık yeni bir işbirliğine imza attı. Anlaşma Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci ile HIMSS CEO’su Harold Wolf III arasında imzalandı. İmza törenine Sağlık Bakanlığından ve HIMSS organizasyondan yetkililer de katıldı.

Amerika Birleşik Devletleri Orlando şehrinde 11-15 Şubat tarihlerinde gerçekleşen HIMSS’19 organizasyonunda yapılan protokol kapsamında hastanelerde tüm işlemlerin dijital ortama taşınarak hastanelerin kağıttan arındırılması, verilere zaman ve mekandan bağımsız erişim sağlanabilmesi, tanı ve tedavi hizmetlerine hız ve kalite kazandırılması amaçlanıyor.

Sağlık Bakanlığı ayrıca, Orta Asya’daki sağlık bakanlıklarını ve sağlık sistemlerini bir araya getirerek, bölge coğrafyadaki ülkelerle işbirliğini sağlama amacı ile her yıl düzenlenen HIMSS Eurasia etkinliğine olan desteğini yineledi ve HIMSS ‘Topluluk Danışma Kurulu’nda temsil ile kurulan HIMSS Türk Komitesinin öncüsü olmayı kabul etti.
Türkiye Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, “Son yıllarda hastanelerimizin dijital dönüşümüyle elde ettiklerimizle gurur duyuyoruz. Bu anlaşma, hastanelerimizi HIMSS’nin dünya genelinde göze çarpan EMRAM modellerini kullanarak dijital hale getirme konusundaki taahhüdümüzü pekiştiriyor.” dedi.

HIMSS ve Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye’nin dijital dönüşüm vizyonu ve uygulamasında yıllardır yakın temas halinde çalıştığını ifade eden HIMSS Başkanı ve CEO’su Hal Wolf III ise, “HIMSS, Türkiye’deki kamu hastanelerinin eşi benzeri görülmemiş başarılarına değer verdiği için ilişkimizi sürdürme ayrıcalığına sahibiz. Vatandaşlarına ve çevresindeki etki alanlarındaki pek çoğuna olağanüstü sağlık getirmek için stratejilerine olan desteğimizi genişletmeyi dört gözle bekliyoruz.” diye konuştu.

HIMSS’19 ayrıca Sağlık Bakanlığı projeleri, dijital dönüşüm kapsamında Sağlık Bakanlığı hastanelerinin EMRAM Seviye 6 ve Seviye 7 almasının önemi ve bu başarıların hikayeleri organizasyona katılan Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü adına Eray Özcan, Yaşar Alper Özkaya ile HIMSS Analitik Türkiye adına HIMSS Türkiye Direktörü Yrd. Doç. Dr. İlker Köse tarafından katılımcılara aktarıldı. e-Nabız Kişisel Sağlık Sistemi, Teletıp Sistemi, hastanelerin dijitalleşme süreci gibi konularda sunumlar yapılırken, katılımcı Türk şirketler yapılan toplantılarla sağlık bilişimi alanında sistemlerini tanıtma imkanı buldu.
2013 yılında, HIMSS EMRAM Seviye 6 olarak sertifika alan 1 hastane ile başlayan projede, 2018 yılı itibariyle toplam 169 hastane HIMSS EMRAM Seviye 6 sertifikası aldı. İptallerle birlikte 162 rakamına erişen Türkiye, Avrupa’da en fazla seviye 6 hastanesine sahip olan ülke konumuna geldi. Avrupa’da 31 hastane Seviye 6’ya ulaşmışken, ülkemizin sahip olduğu hastane sayısı Avrupa’nın yaklaşık 5 katına ulaşmış oldu.

Seviye 6 sürecini benimsemiş ve dijitalleşmeyi tüm hastanesinde uygulamayı gerçekleştirebilmiş Seviye 7 sertifikasına, ülkemizin dahil olduğu Avrupa bölgesinde 7 hastane sahip ve bunların 2’si ülkemizde bulunuyor. Tire Devlet Hastanesi 2016 yılında, Yozgat Şehir Hastanesi ise 2018 yılında Seviye 7 olarak derecelendirildi. Hatta Yozgat Şehir Hastanesi 2018 yılında güncellenen EMRAM kriterlerine göre değerlendirilerek Avrupa bölgesinin yeni kriterlere göre ilk Seviye 7 hastanesi olarak tanınmaya hak kazandı.

Dünyanın en büyük bilişim etkinliği olan HIMSS’19 organizasyonunda ayrıca HIMSS Eurasia Etkinlik Direktörü Beşir Kemal Şahin, 23 ülkeden katılımcıların yer aldığı Avrasya bölgesinin en büyük ve vizyoner sağlık teknolojileri ve bilişimi etkinliği olan HIMSS Eurasia ile ilgili lansman ve duyuru faaliyetlerini gerçekleştirdi.

TÜRKİYE DİJİTAL HASTANECİLİK ALANINDA LİDERLİĞİNİ BİR KEZ DAHA TESCİL ETTİRDİ

Türkiye, HIMSS EMRAM 7 validasyonu alan İzmir Tire Devlet Hastanesinden sonra Yozgat Şehir Hastanesi ile Avrupa liderliği tahtını koruyor. Sağlıkta dijitalleşme alanında bölgesinde bir üs haline gelen Türkiye, bu alanda gerçekleştirdiği başarılarla dünya ülkelerine örnek oluyor.

Yozgat Şehir Hastanesi, Türkiye’de 1, Avrupa toplamında ise sadece 3 hastanenin sahip olduğu HIMSS EMRAM 7 belgesini almaya hak kazandı. Böylelikle Türkiye, 164 seviye 6 ve 2 seviye 7 hastanesi ile hastanelerin dijitalleşmesinde öncülüğünü bir kez daha tescil ettirdi.

Türkiye’nin ilk şehir hastanesi olan ve açıldığı günden bu yana sağlıkta kalite adına tescil edilmiş birçok ilki hayata geçiren Yozgat Şehir Hastanesi, dijital hastane derecelendirmesinde dünyaca kabul görmüş HIMSS EMRAM 7 (Elektronik Sağlık Kaydı Adaptasyon Modeli) kriterlerini yerine getirerek Türkiye’de bu seviyeye gelen ilk şehir hastanesi oldu.

Hastanelerde dijitalleşme sürecinin en üst noktası olarak kabul edilen HIMSS 7 sertifikasyonunun önemli farklarından biri, hasta bakımını sağlamak ve yönetmek için kâğıt kullanımının sıfıra indirilmesi olarak görülüyor. Klinik karar desteklerine de yaptığı katkılarla da hastanelerin sağlık hizmet kalitesini ve hızını artıran dijitalleşme; hastalara ait tüm verilerin, medikal görüntülerin ve diğer dokümanların elektronik hasta kayıt (EMR) ortamının içerisinde saklanması, tüm hastane servisleri için özet veri sürekliliğini göstermesine olanak sağlıyor.

HIMSS Eurasia

Türkiye’nin dijital hastanecilikte hem teknolojik hem de çalışanların kullanımı konusunda ileri düzeyde olduğunu ifade eden HIMSS Avrupa Yönetim Kurulu Üyesi, Denetmeni ve Hekim Komitesi Üyesi Dr. Gürhan Zincircioğlu, Türkiye’deki gelişmelerin yurtdışında hayranlıkla izlendiğini söyledi.

2016 yılından bu yana Türkiye’nin yanı sıra Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinde HIMSS International’ın denetmeni olarak görev yapan HIMSS Hekim Komitesi Üyesi Dr. Gürhan Zincircioğlu denetimini yaptığı seviye 6 ve 7 hastanelerini değerlendirdi. Avrupa’daki hastanelerin teknolojik anlamda ileri düzeyde olmakla birlikte çalışanların kullanımı ve yaygınlığı konusunda orta düzeyde olduğunu belirten Zincircioğlu, Türkiye hastanelerinin ise hem teknolojik hem de hekim, hemşire ve sağlık personelinin kullanım yaygınlığı olarak ileri düzeyde olduğunu ifade etti. Türkiye’nin hastaneler arası veri paylaşımı konusunda da hayli geliştiğini belirten Dr. Gürhan Zincircioğlu, “Avrupa ve Ortadoğu ülkelerine yaptığımız hastane ziyaretlerinde Türkiye’de yapılanları anlattığımda şaşkınlıkla dinliyorlar. Hatta İspanya, Yunanistan, Almanya, Bosna Hersek, Tunus, Makedonya, Portekiz gibi 18 ülkeden hastane yöneticileri buraya hastanemizi ziyarete geldi. Hastane uygulamalarını yerinde gördüler. Bu bağlamda Avrupa’da birçok ülkeden dijital sağlık konusunda konuşma yapmak üzere davet aldım. Gittiğim ülkelerde Tire Devlet Hastanesi örneği üzerinden buradaki uygulamaları anlattım. Türkiye’deki gelişmelerin heyecan ve ilgi ile karşılandığını gördüm” şeklinde konuştu.

Tire Devlet Hastanesinin altyapısının daha proje aşamasında dijitalleşmeye dönük olarak hazırlandığını belirten Dr. Zincircioğlu, “HIMSS sürecinde eksiklerimiz tamamlandı. Bu süreçte sadece istemek yetmiyor. Kararlı tavrımızı gören Bakanlığımız da desteğini esirgemedi. Hastanemiz böylelikle Avrupa’da 4 hastaneden biri olarak seviye 7 belgesini aldı. Bu bir ekip çalışması ve hevesli insanların aynı zamanda ve aynı yerde bulunması önemli” dedi.

İşbirliği halinde çalışılan tüm firma ve kurumlarla da aynı dili konuşabilmenin işleri hem hızlandırdığını hem de kolaylaştırdığını söyleyen Dr. Gürhan Zincircioğlu, “Burada en temel konu yazılımcı şirketin hekimin neye ihtiyaç duyduğunu, hekimin de yazılımcı şirketin neler yapabileceğini biliyor olmasıdır. Bu süreçte yazılımcı şirketle aile gibi olduk. Neler istediğimizi ve neler yapılabileceğini karşılıklı olarak aktardık. İki taraf da aynı dili konuşmaya başladığından süreç daha hızlı işledi. Bazı durumlarda yazılımcı firmamız talep olmadan dahi kendileri sorumluluk alarak düzenlemeler yaptı. Aradaki diyalog önemli… Yoksa ortaya bir şey koyamıyor, çalışarak bir mesafe alamıyorsunuz” diye devam etti.

* HIMSS Eurasia Perspektif bülteninden…

HIMSS Eurasia

HIMSS Seviye 7 belgesini alan Türkiye’nin ilk hastanesi olarak adını hem ulusal hem de uluslar arası alanda duyuran İzmir Tire Devlet Hastanesi’nin Başhekimi Op. Dr. Fatih Hayali, dijitalleşme ile birlikte hastanelerinde sağlık hizmet kalitesini ve hasta güvenliğini artırdıklarını söyledi.

Hastanelerinin Türkiye’de ilk Avrupa’da ise 4. Hastane olarak HIMSS EMRAM seviye 7 belgesini almasından dolayı gurur duyduklarını belirten İzmir Tire Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Fatih Hayali, hastanenin dijitalleşme süreci ile ilgili bilgi vererek “HIMSS’in standartlarını karşılama sürecinde hastanemiz yaklaşık 2 yıl boyunca donanım ve yazılım eğitimi ile bilgi güvenliği revizyonu geçirdi. Sağlık hizmetlerinin tamamının dijital olarak, yani kağıtsız bir şekilde yapılması sağlandı. Yöneticisinden en uç sağlık personeline kadar herkes yaptıkları iş doğrultusunda yetkilendirildi ve eğitildi” şeklinde konuştu.

Dijitalleşme ile birlikte hasta ile ilgili verilerin kaybı olmadan lüzumu halinde anlık veri paylaşımı ile sağlık hizmet kalitesini ve hasta güvenliğini artırmayı hedeflediklerini ifade eden Dr. Hayali, “Hastanemizde kullanılan hekim hemşire laborant gibi dijital veri girişi yapan herkesin girdiği bilgi birbirleri ile entegre ve tekrar ulaşılabilir durumdadır. Hastadan alınan ıslak imzalı onam belgeleri dışında her bilgi dijital ortamdadır. Tüm sistem hastane içerisindeki teşhis ve tedavi süreçleri ile operasyonel ve lojistik süreçlerde, hasta güvenliği ve sağlık hizmet kalitesini en üst düzeyde tutacak şekilde birlikte ve entegre şekilde kullanılmalarını sağlıyor” dedi.

Dijitalleşme ile zaman ve hizmet kalitesinin yanında mali kazanımlar da sağlandığına değinen Dr. Hayali, “Tüm tetkiklerin ekranda erişilebilir olması hekimin tanı, konsültasyon, tetkik süresini kısaltıyor. Yine tüm hasta arşivinin dijital olması veri kaybını azaltıyor ve faturalandırma süresini kısaltıyor. Kapalı döngü ilaç ve malzeme yönetim sistemi ile ilaç ve malzeme kaçağı en aza indiriliyor. Ayrıca hemşire bakım sistemlerindeki karar destek ve uyarı sistemleri ile hastaya verilen hizmet kalitesi daha iyi seviyelere geldi” diye konuştu.

* HIMSS Eurasia Perspektif bülteninden…
HIMSS Eurasia Perspektif Bülteni

HIMSS Eurasia Perspektif Bülteni

HIMSS ‘18 Eurasia’da konuşan EkspoTurk Genel Müdürü Kemal Şahin, HIMSS Eurasia’nın daha kapsamlı ve nitelikli hale geldiğine değinerek etkinliğin mottosunun ‘Değerleri Buluşturmak’ olduğunu söyledi.

Türkiye’de sağlık bilişimi endüstrisi hakkında neler söyleyeceksiniz?
Türkiye’de sağlık bilişimi endüstrisi son yıllarda muazzam bir başarı sergiliyor. Pek çok sağlık ve teknoloji firmamız gerek yurtiçinde gerekse yurt dışında doğru pazarlara doğru ürünlerin yönlendirilmesi konusunda çok güzel bir performans gösteriyorlar.
Bu organizasyonlar da aslında bunların bir yansıması. Bugüne kadar HIMSS Türkiye adı ile yapılan bu etkinlik artık HIMSS Eurasia adı ile başarıyla hayata geçti ve tüm paydaşlar tarafından benimsendi, kabullenildi ve sahiplenildi. Ne kadar iyi bir organizasyon şirketi olursak olalım etkinliğin oluşabilmesi için etkinlikte var olan değerlerin aynı noktada buluşması önemli. HIMSS Eurasia’da da mottomuz bu; değerleri buluşturmak. Bu münasebetle sağlık bilişimi endüstrisinin Türkiye’nin parlayan yıldızı olacağına eminim. Çünkü Türkiye’de sağlık ve tıp alanında tarihsel kökleri de olan bir birikim var. Çok iyi doktorlarımız var ve teknolojinin gelişmesi ile birlikte evriliyorlar. Nasıl sağlık alanında söz sahibi isek sağlık bilişimi alanında da söz sahibi olacağımıza inanıyorum. Sektörümüzün etkinliği de her yıl gelişerek ve büyüyerek devam edecek kanaatindeyim.

Yaptığımız röportajlarda konu ve konuşmacıların özenle seçildiği şeklinde yorumlar aldık. Siz neler söyleyeceksiniz?
Bu sene aslında farklı bir kurgu yapıldı. Bugüne kadar hep dikey noktada değerlendiriliyordu. Spesifik olarak ya genom konuşuyorduk ya yapay zeka konuşuyorduk. Bu yıl paydaşlarımızın da katkısı ile süreçleri konuşmaya başladık. Hastalık yönetiminden hasta yönetimine kadar süreçleri konuşmak işleri daha anlamlı hale getiriyor. Bu akışa odaklanmak etkinliğin daha değerli, daha nitelikli hale gelmesini de sağladı. Yabancı konuşmacılarımızın varlığı da uluslararası niteliğimizi güçlendiren bir unsurdu. 25’in üzerinde ülkeden konuşmacılarımız geldi. Her geçen gün daha büyük ve nitelikli hale geleceğini de düşünüyorum.

Türkiye önemli bir adım attı ve sağlık reformları ile birlikte iyi bir yere geldi. Gelecekle ilgili bunun artıları neler olacak?
Türkiye’nin bu alanda geleceğinin kesinlikle iyi olacağını düşünüyorum. Bunun için iyi bir liderliğe ihtiyaç var. Bu liderliği de gerek Sağlık Bakan Yardımcımız Dr. Şuayip Birinci hem de Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürümüz Dr. Mahir Ülgü olsun, gerek sektördeki firmalarımız olsun herkes kendi alanında işini dört dörtlük yaparak, işine sahip çıkarak ve doğru şekilde yönlendirerek yerine getirecekler. Hepsinin de parametresi ‘milli ve yerli’yi alıp ‘değer’ katmak, doğru ürünleri, doğru ülkeye doğru bir şekilde pazarlamak… Burada da liderlik gösteriyorlar. Bizler de kendi adımıza işimizi en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz.

Birbirinden değerli konuşmacılarla, özel panellerle, Türkiye Sağlık Platformu ile, dijital hastane konsepti ile yapıldı. Dijital hastane konsepti Amerika’dan sonra Türkiye’de gerçekleştirildi ve bizim dijital hastanemiz canlı. Ve etkinliğini içinde çok güzel bir ürün haline geldi ve bunun da kaydını yaptık. Kaliforniya ile Zero Gravity adı altında canlı bağlantı yaptık. Yine yurtdışından 6 Sağlık Bakanı tek tek stantları gezdiler. Yurtdışındaki bir sağlık bakanlığından randevu alıp kendinizi anlatmanın bedeli çok yüksektir. Düşünün ki bakanların hepsini kendi standınızda görüyorsunuz. Bu önümüzdeki senelerde daha da artacak. Bu rakam 10-12’yi bulur diye tahmin ediyorum. Bir etkinlik düşünün ki sadece fuar ortamı değil aynı zamanda know-how kısmı ile de ilgileniyorsunuz. Tecrübeler paylaşılıyor. Etkinlikte dolu dolu bir üç gün geçtiğini düşünüyorum. Burada çok değerli katılımcı firmalarımız var ve bu firmaların bilgilerini himsseurasia.com sitesi üzerinden tüm yıla yayılan bir çalışma ile güncellenecek ve bilgilerine erişilebilecek bir yapıda sürdürüyoruz. Bu vesile ile sizlere de teşekkür ediyorum. Muazzam bir iş gerçekleştirdiniz. Katılımcı ve misafirlerimize de değerlerin buluşmasında rol aldıkları için ayrıca teşekkür ediyorum.

Türkiye’nin EMRAM 7 ve 6 seviyesinde gösterdiği başarının altında Türkiye’nin, kamu hastanelerinde dijital dönüşüm için HIMSS EMRAM modelini bir yönetim aracı olarak kullanması yatıyor.

Teknoloji ve bilginin daha iyi kullanılması ile hasta güvenliği ve sağlık bakım kalitesinin iyileştirilmesi noktasında hastanelerin dijital seviyelerine yönelik ölçüm yapan Healthcare Information and Management Systems Society (HIMSS), böylelikle kurumlara kendilerini ulusal ve uluslararası alandaki kurumlarla karşılaştırma imkanı sunuyor.
Dünya üzerindeki hastanelerde süreçleri iyileştirmek ve hastaların daha iyi hizmet almasını sağlamak için geliştirdiği EMRAM derecelendirme modeli ile HIMSS, hastanelerin elektronik tıbbi kayıt yeteneklerini en temel hizmetlerden kağıtsız tıbbi kayıt ortamına kadar genişleyen bir aralıkta ele alıyor.

Hastanelerin dijital süreçlerini değerlendirmek ve geldikleri seviyeyi tespit etmek için uluslararası düzeyde kabul gören bir derecelendirme ile EMRAM 6. ve 7. seviyeye gelmiş olan hastaneleri uluslararası HIMSS organizasyonlarında ilan ederek akreditasyon belgesi veriyor.

Türkiye dijital hastanecilik konusunda, 163 seviye 6, 1 seviye 7’ye hastanesine akreditasyon belgesi alarak bu başarısı ile Avrupa ülkelerini geride bıraktı. HIMSS’in Türkiye’deki kamu hastanelerinde bilişim teknolojileri kullanım oranlarını ölçme ve değerlendirme süreçlerini yöneten Medipol Üniversitesi’den HIMSS Türkiye Direktörü Öğr. Üyesi Dr. İlker Köse sorularımızı yanıtladı:

HIMSS EMRAM seviyelerinde kıstaslar neler?
HIMSS’in EMRAM modeli, elektronik sağlık kaydının hastaneler tarafından ne kadar benimsendiğini, bir başka deyişle elektronik sağlık kaydını hastanın güvenliği ve sağlık hizmet kalitesini artırmak için ne düzeyde kullandığını ölçüyor. Analitik bir anket ile yaptığı bu ölçüm sonucunda hastaneleri 0-7 arasında bir puanla derecelendiriyor. Hastanelerin EMRAM’ın alt seviyeleri için sadece elektronik sağlık kaydına ve eczane, laboratuvar ve görüntüleme bilgi sistemleri gibi temel bilgi sistemlerine sahip olması yeterli… Üst seviyelere çıkmak için ise elektronik istem, klinik karar destek sistemi, hekim ve hemşire klinik dokümanları ve PACS gibi elektronik sağlık kaydının anlamlı kullanımı diye adlandırdığımız uygulamalara sahip olması gerekiyor. Seviye 7 olan bir hastane için tamamen kağıtsız ve bilgiye dayalı yönetim anlayışını benimsemiş bir hastanedir, demek mümkün.

Kamu, özel ve üniversite hastaneleri birlikte düşünüldüğünde Türkiye’deki hastanelerin dijitalleşme seviyelerine ilişkin neler söylenebilir?
Türkiye’deki kamu hastaneleri dijital dönüşüm açısından bir miktar ileri durumdadır. Bunun nedeni, Sağlık Bakanlığımızın dijital hastane kavramını yaygınlaştırma noktasında gösterdiği sağlam iradedir. Özel hastanelerde dijitalleşme önceleri kamu hastanelerine göre daha iyi durumda iken, kamu hastanelerinin son 3-4 yılda gösterdiği ilerleme sayesinde daha iyi bir noktaya geldiğini söyleyebiliriz.

Türkiye’nin HIMSS Eurasia ile bölge coğrafyalarında odak ülke olması bu ülkeleri ve Türkiye’yi nasıl etkileyecektir?
Türkiye, sağlık alanında gösterdiği başarılar nedeniyle bölgesinde dikkatleri üzerinde toplayan bir ülke. Dijital dönüşüm çalışmalarında gösterdiği hızlı ilerleme de benzer şekilde bir ilgi uyandırdı. Türkiye, kamu hastanelerinde dijital dönüşüm için HIMSS EMRAM modelini bir yönetim aracı olarak kullanan tek ülke ve bunun oldukça faydalı sonuçlarını görüyor. Bu yaklaşımın diğer ülkelere de örnek olacağını düşünüyor ve Türkiye’nin bölgenin kalkınmasında bir model olmasını ümit ediyoruz. HIMSS Eurasia etkinliği, bu konuda oldukça önemli bir başlangıç olacaktır.

Türkiye’nin EMRAM 7 ve 6 seviyesinde Avrupa’da lider konumunda olmasındaki başarılarında neler etkili oldu?
Türkiye Sağlık Bakanlığı’nın HIMSS EMRAM’ı bir yönetim aracı olarak kullanmasına ek olarak, HIMSS’in Türkiye’deki çalışmalarını da yine dünyada ilk defa bir üniversite üstlenmiş durumda. İstanbul Medipol Üniversitesi, eğitim, sağlık ve sağlık bilişimi alanındaki tecrübesini, HIMSS’in analitik çalışmalarına yansıttı ve EMRAM modelinin sağlık hizmet kalitesi ve hasta güvenliği için faydalarını literatüre dayalı olarak hastane yöneticilerine anlattı. Tabi, seviye 6 ve 7 olan hastane sayısının hızla artmasında, hastane yöneticilerinin bu sürecin hastaneleri için ne kadar faydalı olduğuna ikna olmaları da önemli bir etkendir.

HIMSS Eurasia Perspektif Bülteni HIMSS Eurasia Perspektif Bülteni HIMSS Eurasia Perspektif Bülteni

 

HIMSS’18 Eurasia’da konuşan Borda Teknoloji Genel Müdürü Akın Altunbaş, kendileri gibi Türk firmalarının gelecekte yapay zekanın karar verebilmesi noktasında bu firmalarca toplanan verileri değerlendirebilmesi sürecine dikkat çekerek aydınlatır veriyi karar alınır veriye dönüştürmek gerektiğine değindi.


Teknoloji geliştirme ve araştırma odaklı çalışan Borda Teknoloj, nesnelerin interneti alanında faaliyet gösteren ve kendi donanımlarını da geliştiren ama esas olarak yazılım ve süreç iyileştirme çalışmaları yapıp bu teknolojik kabiliyetleri çözüme dönüştüren bir firma.

Odaklandığımız alan sağlık sektörü. Bir teknolojik kabiliyeti faydaya dönüştürmek için o sektörün iş bilgisi ve süreç bilgisine girmeniz gerekiyor. Dolayısıyla bu alanda sağlık sektörünü seçtik. 8-9 yıldır sağlık sektörü odaklı çalışmalar yapıyoruz. Çalışmalarımızın ana hedefi hastanelerde sunulan sağlık hizmet kalitesini artırmak. Bunu yapabilmek için işin veri toplama kısmına odaklanıyoruz. Veriyi topladığınız zaman operasyonlar hakkında aydınlanıyor ve bu doğrultuda hastanenin daha iyi yönetilebilmesine dair doğru kararlar alabiliyorsunuz.

Hastanelerde RFID teknolojisi kullanarak hastanelerdeki demirbaşların yönetimini yapıyoruz. Envanterini hızlı bir şekilde çıkarabiliyoruz. İki aylık sayım operasyonunu bu teknoloji ile 1 güne düşürüyoruz. Bu da aslında yapılamayan bir sayım operasyonunu yapılabilir hale getiriyor. Bir sonraki aşama bu sayılabilir haldeki demirbaşların hastanenin dışına çıkışı yada departmanlar arası geçişlerini takip edebildiğimiz sistemler. Bunları da RFID ile sanal kapılar oluşturan sistemlerle uyguluyoruz. Böylelikle kalibrasyonu geçmiş bir demirbaşın ameliyathanede kullanılmasının önüne geçmiş oluyorsunuz çünkü ameliyathaneye geçiş esnasında uyarı alıyorsunuz. Bir diğer uygulama alanı da hastane içindeki nesnelerin konum takibini yapma. Bu takip operasyonel süreçler hakkında ciddi bilgiler üretiyor. Mesela ameliyathane yönetim süreci… Hastanın odasından ayrılıp ameliyathane alanına gelmesi, ameliyatı beklemesi, ameliyatın gerçekleşmesi, uyandırma odasına alınması ve odasına geri dönüş süreçleri bu sistem sayesinde kimsenin bir katkı yapmasına gerek kalmadan otomatik bir şekilde çıkarılabiliyor. Bunlarla birlikte hastanede planlanan operasyonel süreçleri gerçekleşen süreçlerle kıyaslayabiliyorsunuz. Olası gecikme ve aksaklıkları alacağınız kararla engelleyebiliyorsunuz. Bunların yanında bebek güvenliği, çevresel izleme sistemleri, sıcaklık-nem takibi sistemleri gibi yada personel güvenliği sistemlerini de bu sistemlerle sunabiliyoruz.

Türkiye’deki şehir hastaneleri ciddi bir uygulama sahası. Yozgat, Mersin, Adana, Elazığ ve şu an yaptığımız Bursa ve Bilkent şehir hastaneleri ile birlikte bu çözümler büyük ölçekli hastanelerde uygulama şansı bulduk. Bu büyük ölçekli hastaneler bu tarz sistemler olmadan yönetilmesi güç bir hale geleceklerdi. Adana Şehir Hastanesi projemiz 2018’de Orlando RFID journal etkinliğinde dünyanın sağlıkta en iyi RFID uygulaması olarak seçildi.

Türkiye’nin yapay zekaya doğru gidişatı yakından takip etmesi gerekiyor. Bizim yaptığımız konular yapay zekanın bu kararları verebilmesi adına bugünden toplanan verileri değerlendirebilmesi süreci… Türkiye bu fırsatı iyi değerlendirmeli. Mevcut ve yeni yapılmakta olan hastaneleri ile Türkiye aslında çok iyi bir vaka havuzu. Veriye ve bilgiye önem veren bir ülke… Bunun üzerine tüm firmalarımızla gitmeli ve buradan bilgiler ve sezgiler çıkarabilmeliyiz. Aydınlatır veriyi karar alınır veriye dönüştürmeliyiz.

HIMSS Eurasia’nın global yapı olan HIMSS’in önemli bir parçası olduğunu düşünüyorum. Buraya katılmış olmaktan gayet memnunuz. Son 5 yıldır HIMSS Amerika’ya katılıyoruz ve oranın akıllı hastane platformunda çözümlerimizi sergiliyoruz. Dolayısıyla ciddi bir HIMSS tecrübemiz var. Bu etkinlikler bizim için her zaman olgun ve içi dolu sohbetlerin yapıldığı sağlıkta teknoloji organizasyonudur. Türkiye’yi de bu organizasyonu ortaya koyduğu için tebrik ediyorum.

HIMSS Eurasia

HIMSS’18 Eurasia’da konuşan Boğaziçi Üniversitesi Inovita T& ISEK Koordinatörü Prof. Dr. Cengizhan Öztürk, akıllı yaşam konseptine entegre sistemlere odaklanmak gerektiğini ifade etti.


Türkiye’de genel olarak bilişimi güçlü ve insan yapısı açısından da önemli bir potansiyelimiz var. Sağlıkta bilişim de iyi gidiyor. Bunda Kamunun belirli politikaları oldukça teşvik edici… Kamu bu konuyu kendi önceliklerine göre çok iyi kullanıyor. Ama yeterince kaynak ayırdığımızı düşünmüyorum. Daha büyük ölçekte odaklanmış, daha büyük firmalara ve hedeflere ihtiyacımız var. Bu yılki kongre yurtdışına açılma odaklı. Genel itibari ile konu ve konuşmacıları çok iyi buldum. Sektörden gelenler potansiyelin bir kısmını gösteriyor. Zamanla daha iyi organize olarak katılımcı sayısı artacak ve yurtdışına açılıcı odaklarla ilerleyebileceğimizi düşünüyorum.

Sadece bölgesel değil global ölçekte de kendimize özgü çözümler geliştirmeliyiz. Büyüyen Kamu odaklı ve sürdürülebilir olmayan bir sistemin ne bize ne de bir başkasına faydası olur. Daha çok merkeziyetten uzak, hastanelerden uzak, sağlıklı yaşama odaklı, alternatif ödeme sisteminden gelir getirebilen ve genelde de sağlık sistemindeki maliyeti azaltan bilişim çözümlerine ihtiyaç var. Nesnelerin interneti gibi, akıllı ev, şehir, işyeri gibi akıllı yaşamla entegre sistemlere odaklanmamız gerekiyor. Kronik hastalıklara artık hastanede bakmayacağız. Bunları mümkün olduğu kadar insanlar bulundukları yerde, kendileri verilerini kontrol ederek takip edecekler. Ancak bu şekilde tasarruf edebilir ve kamuya da ancak bu şekilde faturasını verebiliriz. Öbür türlü artan sağlık sisteminin içindeki bir bilişim kaçağı önleme ve biraz da giderleri azaltmaya yönelik oluyor. Ama büyük merkezi sistemlerin genel, ayakta tutucu masrafları tüm gelişmekte olan ülkelerde sağlık sisteminin ekonomisini zorluyor. O açıdan odaklanmamızın önümüzdeki senelerde bu yöne olması gerektiğini düşünüyorum. Daha çok sigorta şirketlerini burada görmek, uluslar arası sağlık sigorta şirketlerini burada görmek, akıllı şehirlere odaklanan merkezi yöneticileri burada görmek doğru yönde atılacak adımlar olur. Merkezi hükümetlerin bu konuda yaklaşımları genelde daha çok kendi odaklarına göre oluyor.

Bu organizasyonu yapan ekibi her zaman takdir ediyorum. Lojistik olarak, uzaktan takip olarak, konumlandırma olarak bir sıkıntı göremedim. Önemli olan tüm paydaşların bu kongreyi benimsemesi ve katılması… Türkiye’de başarılı bir kongrenin benzerleri ortaya çıkıyor. Öyle olunca zamanımızı, ekibimizi ve projemizi dağıtıyoruz. Bir miktar daha kapsamlı, sağlık zirveleri gibi birbirine entegre konuyu biraraya getiren pek çok sivil toplum kuruluşunun katkı verdiği etkinliklere doğru yönelmemiz gerekiyor. Bu konuda da sizin grubunun öncülük edebilir.

HIMSS Eurasia

Türkiye’de sağlık bilişimi endüstrisi’nin nadide bir yere sahip olduğunu belirten T.C. Sağlık Bakanı Danışmanı Dr. Sinan Korukluoğlu, dünyaya örnek olacak ilk çalışmaların pek çoğunun Türkiye’den çıktığını söyledi.


Sağlık bilişimi endüstrisi Türkiye’de nadide bir yere sahip. Dünyaya örnek olacak ilk çalışmaların pek çoğu ülkemizden çıktı. En büyük başarımız bu büyüklükte bir ülkenin ulusal çapta sağlık veri setine sahip olması. Türkiye’de sağlık hizmeti veren kuruluşların neredeyse tamamı bu sisteme veri aktarıyor. Bu verilerin işlenmesi sayesinde çok kıymetli bilgilere sahip oluyoruz. Sağlık Bakanlığı da bu bilgiler ışığında kendi sağlık planlamasını yapabiliyor. Bu konuda henüz olgunluğa ulaşmamış olmakla birlikte olgunluk seviyemiz pek çok Avrupa ülkesinden ve hatta ABD’den daha iyi diyebiliriz.

Sağılık bilişim sektörünün parçalı yapısı, farklı sektörler ve finans kuruluşları tarafından yürütülmesi sebebi ile verilerin birliği maalesef ülkelerde kolay kolay sağlanamıyor. Bizim avantajımız Genel Sağlık Sigortamızın olup SGK bünyesinde bütüne yakın vatandaşlarımızın hizmet alabilmesi, devlet hastanelerinin tamamının Sağlık Bakanlığı yönetiminde olması, yine büyük bir hizmet sağlayıcı olan üniversite hastanelerinin Sağlık Bakanlığı ile özellikle bilişim alanında uyum içinde çalışması, özel sağlık kuruluşlarının dahi ürettikleri hasta veri ve bilgilerini Sağlık Bakanlığına aktarması… Bunların tek bir yerde toplanıp, tek bir elden değerlendirilmesi planlamaya imkan sağlaması açısından çok istisnai bir yerdeyiz. Çok istisnai pozisyonumuz da devletin, kamu kurumlarının ve özel sektörün birbiri ile uyumlu çalışması.

Hastanelerimizin tamamında hastane bilgi yönetim sistemleri var ve entegre bir şekilde tek bir yazılımını bünyesinde çalışıyor. Bu nedenle kurumlar içinde entegrasyon gibi ciddi problemlerimiz olmuyor. Yurtdışındaki hastanelerde bir klinikte bir yazılımın, başka bir klinikte başka bir yazılımın, laboratuarda tamamen farklı bir yazılımın çalıştığını görüyoruz. Daha sonra bunların entegrasyonu, konsolidasyonu üzerine çok büyük emek ve para harcanıyor. Bizim avantajımız tek bir veri tabanına Sağlık Bakanlığı üzerinden bunları işleyebilmemiz…
Ayrıca yurt çapında radyolojik görüntülerin paylaşılması sayesinde tüm vatandaşların radyolojik görüntüleri tek bir veri ortamında paylaşılabiliyor. Bunu başarabilen, ulusal çapta paylaşabilen bir ülke benim bildiğim kadarı ile yok. Türkiye’de sağlık bilişimi endüstrisi çok ileride… Birçok ülkeye örnek olabilecek projelerimiz var. Bunları pazarlama konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Türkiye’nin zaman içinde özellikle hastane platformunda sağlık bilişiminde başardıklarının 15-20 yıllık bir geçmişi var. Hastanelerde bazı ufak tefek muhasebe yazılımları kullanılsa da klinik veri toplama anlamında yaklaşık 20 yıllık bir geçmişimiz var. Bu sürede bizden çok daha önce bu işe başlamış ülkelerin kat tak önüne geçtik. Çok daha başarılı sonuçlar elde ettik.

HIMSS’in bu ülkemizde yapılan 5. Toplantısı. HIMSS 6 seviyesindeki 163 hastanenin bu belgeyi alması büyük takdir topladı ve Avrasya başlığı ile etkinliğin ülkemizde yapılması kararlaştırıldı. Önceki HIMSS toplantılarında olduğu gibi bu etkinlikte de konu ve konuşmacılar dikkatli seçilmiş. Dışarıdan algılanan kalitenin çok çok üzerinde bir kalite ortaya çıkmış. Yurtdışından gelen katılımcıların çok katkıları var ama yurtiçinden gelen konuşmacılar da yurtdışından gelenlere çok katkı sağladı. Etkinliğin karşılıklı bilgi alış verişi açısından verimli geçtiğine inanıyorum. Bu etkinlik ülkemiz için çok kıymetli bir mecra. Ayrıca sahada çalışan sağlık yöneticilerimle ürün ve hizmet sunan firmaların burada buluşması da kıymetli ve kompakt bir ortam oluşturdu. Dijital hastane ortamının sahada çalışan sağlık yöneticilerimize ve bu işe gönül vermiş profesyoneller tarafından görülmesi, gezilmesi vizyon geliştirme açısından da kıymetli bir ortam. Bu nedenle bir sonraki kongreyi heyecan ve merakla bekliyorum.

HIMSS Eurasia

HIMSS’18 Eurasia’da konuşan Turkcell Sağlık Projeleri Yöneticisi Cihan Aydın, Türkiye’de çok ciddi, genç ve iyi yetişmiş bir potansiyel olduğuna değinerek sağlık bilişiminde yapılabilecek, değer katılabilecek çok şey olduğunu söyledi.


Türkiye’de sağlık bilişimi son yıllarda ciddi bir kabuk değişimi içinde… Özellikle şehir hastaneleri bu değişimde kaldıraç rolü üstlendi. Turkcell, Türk Telekom gibi pek çok büyük firma da sağlık pazarında yer almaya başladı. Bizim de serüvenimiz bu hastane projeleri ile başladı.

Kaldıraç etkisini belki şöyle anlatmak gerekir; Turkcell olarak daha önce hiç var olmadığımız bir sektörde ciddi bir büyüklüğe ulaştık. 5 hastane mevcut ve bundan sonra yeni hastanelerle yolumuza devam etmeyi planlıyoruz. Onun dışında Turkcell yönetimi ile birlikte bir HBYS yazılımı alarak bu yazılımı Turkcell mühendisleriile geliştirmek gibi oldukça stratejik bir karar verdik. Bu doğrultuda da hem Türkiye’de hem de yurtdışında çevre ülkelerimizde “sağlık bilişimi alanında artık varız” diyoruz.

Etkinlikte gerek veri analitiği ile ilgili olsun gerek HIMSS 7 ile ilgili olsun, nesnelerin interneti olsun oldukça önemli konalar işlendi. Güncel konularda pek çok önemli panel yapıldı ve önemli bilgiler elde edildi. Bu fuarların en önemli etkilerinden biri de sektördeki kişilerin biraraya gelmesi ve fikir alışverişinde bulunması. Bunun kıymetli olduğunu düşünüyorum. Eğer nereye gitmeliyiz, derseniz jeopolitik olarak çevremizde lider ülke olduğumuzu da göz önüme aldığımızda HIMSS Eurasia çok doğru bir vizyon olmuş. Buradaki yabancı katılımcı sayısının daha da artırılması buranın daha da çekici hale getirilmesi için bir takım aksiyonların alınması burayı daha da iyileştirecektir.

Türkiye’de çok ciddi, genç ve iyi yetişmiş bir potansiyel var. Sağlıkta, özellikle IT alanında daha çok gidilecek yolun olduğuna inanıyorum. Yapılabilecek, değer katılabilecek çok şey var. Özellikle nesnelerin internetinin gelişmesi ile, geniş bant internetin, mobil internetin bu kadar hayatımıza girmesi ile birlikte sağlık alanında çok daha farklı işlerin daha ucuz maliyetlerle daha kaliteli sağlık hizmetinin verilmesinin mümkün olacağını düşünüyorum. Aklımızda bu yönde pek çok proje var. Bu projelerimizi de umuyorum bir sonraki HIMSS Eurasia’da gösteriyor olacağız.

© 2017 HIMSS Eurasia

Bu fuar 5174 sayılı kanun gereğince TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) denetiminde düzenlenmektedir.
Follow us: